Lizbon Derbisi: Benfica ile Sporting'de Oynayanlar
Aynı şehrin iki büyük kulübü arasında yetmişten fazla futbolcu geçti. Portekiz'de bu geçiş, Türkiye'dekinin aksine tabu değil.
Portekiz'in asıl şehir içi husumeti Benfica ile Sporting arasında. İkisi de Lizbon kulübü, stadyumları birbirine on dakika uzaklıkta. Veritabanımızda 72 futbolcu iki formayı da giymiş.
Bu sayı Türk okuru için şaşırtıcı olabilir. Galatasaray ile Fenerbahçe arasında rakam çok daha düşük. Portekiz'de derbi geçişi bir ihanet olarak değil, kariyer hamlesi olarak okunuyor.
Simão Sabrosa
Simão Sabrosa, Sporting altyapısından yetişti ve 1998'de ilk takıma çıktı. Bir sezon sonra Barcelona'ya satıldı. İspanya'da beklediğini bulamayınca 2001'de Portekiz'e döndü, ama Sporting'e değil Benfica'ya.
Benfica'da altı sezon geçirdi, kaptanlık yaptı, 2005 şampiyonluğunda takımın en iyi oyuncularındandı. Sporting taraftarı için bu geçiş uzun süre kapanmayan bir yara oldu.
João Pinto
João Pinto tersini yaptı ve daha da tartışmalı oldu. Benfica altyapısından çıktı, doksanlı yıllar boyunca kırmızı formayı giydi, kaptanlık yaptı. Sonra doğrudan Sporting'e geçti.
Sporting'de ilk sezonunda 2000-01 şampiyonluğunu kazandı. Benfica taraftarı için bu, kaptanın karşı tarafa geçip ilk yıl kupa kaldırması demekti.
Paulo Sousa ve diğerleri
Paulo Sousa ikisinde de oynadı. Sonra Juventus ve Borussia Dortmund'da üst üste Şampiyonlar Ligi kazanarak Avrupa'nın en ilginç kariyerlerinden birini kurdu.
Dimas Teixeira, Nélson, Hugo Porfírio ve İspanyol Dani, doksanlı yıllarda iki tarafta da forma giyen isimler. Dani, Barcelona'dan gelip Sporting'de parlamış, sonra Benfica'ya geçmişti.
Yakın dönemde João Mário ve João Pereira aynı yolu izledi. João Mário'nun 2022'deki geçişi Sporting'de büyük tepki topladı, çünkü sözleşmesi bitince bedelsiz gitti.
Üçüncü kulüp: Belenenses
Lizbon'da aslında üç kulüp var. Belenenses bir dönem Portekiz'in üçüncü gücüydü ve iki büyükle sürekli oyuncu alışverişi yaptı. Bugün alt liglerde ama tarihsel kadrolarında hem Benfica hem Sporting geçmişi olan çok isim var.
Neden Portekiz'de bu kadar kolay?
Üç sebep sayılabilir.
Birincisi ekonomi. Portekiz kulüpleri satarak ayakta duruyor, oyuncu bir varlık olarak görülüyor. İkincisi coğrafya: Portekiz küçük bir ülke, oyuncular aynı altyapı ağlarından geçiyor, birbirlerini çocukluktan tanıyorlar. Üçüncüsü rekabetin üçlü olması. Porto'nun varlığı Lizbon içi husumeti tek eksenli olmaktan çıkarıyor.
Yine de sınır tamamen silik değil. Simão ve João Pinto örnekleri, Portekiz'de de bazı geçişlerin yıllarca konuşulduğunu gösteriyor.
Portekiz'in üçlü dengesi
Portekiz futbolunda "Os Três Grandes", yani üç büyükler diye bir kavram var: Benfica, Porto ve Sporting. Şampiyonluk neredeyse yüz yıldır bu üçünün dışına çıkmadı.
Bu yapı, Lizbon içi rekabeti tek başına merkez olmaktan çıkarıyor. Bir Sporting taraftarı için Benfica rakip, ama Porto da rakip. İki cepheli bir husumet, tek cepheli olandan daha az yoğun oluyor.
Türkiye ile karşılaştırınca fark net. İstanbul'da üç büyük aynı şehirde ve rekabet doğrudan komşuluk üzerinden yürüyor. Portekiz'de Porto 300 kilometre uzakta, dolayısıyla Lizbon'daki iki kulüp zaman zaman ortak bir "başkent" kimliğinde buluşabiliyor.
Sayılar ne söylüyor?
Veritabanımızdaki 72 isim, Benfica ve Sporting'i Avrupa'nın en geçirgen şehir içi derbilerinden biri yapıyor. Karşılaştırma için: Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki sayı bunun çok altında, Milano derbisinde ise benzer bir seviyedeyiz.
Listenin büyük kısmı Portekizli. Bu şaşırtıcı değil, çünkü iki kulüp de uzun süre ağırlıklı olarak yerel oyuncularla oynadı ve Portekiz'in altyapı ağı dar. Bir futbolcu Lizbon'da yetişiyorsa, kariyerinin bir noktasında iki kulüpten birine düşme ihtimali yüksek.
Brezilyalılar da listede epey yer tutuyor. Portekiz'in Brezilya'ya açılan kapı olması, aynı futbolcunun iki Lizbon kulübünde de denenmesini kolaylaştırdı.
Benfica × Sporting, Common'da cevabı en bol turlardan biri.